Fıkralar,Çok Komik Fıkralar,Nasreddin Hoca Fıkraları,Karadeniz Fıkraları,Temel Fıkraları,Fıkra
ÇUKUR
Karadeniz'de bir ilçede boş bir arazide bir çukur varmış. Bu çukura yanlışlıkla düşen çok kişi oluyor ve yaralanıyorlarmış. Buna çözüm olarak Fadime demiş ki: Bir ambulans kiralayalım ve çukura yakın bir yerde beklesin, düşen olunca hemen hastaneye götürsün.
Dursun itiraz etmiş: ha uşağım bu ambulans hastaneye gitmeden Allah göstermesin kötü bir şey olur. En iyisi biz bu çukurun yanına bir hastane yapalım.
Bir köşede konuşmaları dinleyen Temel :
Sizin gibiler yüzünden bu Karadenizlilerin adı çıkıyor. Kafanızı çalıştırın biraz. Buraya bir ambulans getirmek yada hastane yapmak çok pahalı olur. En iyisi biz bu çukuru kapatalım. Bir hastanenin hemen yanına bir çukur açalım.
Çift Katlı Otobüs
Temel'le Dursun iki katlı otobüsle Trabzon'a gidiyormuş. Sigara içmeyen Temel üst kattan, içen Dursun da alt kattan bilet almış. Yolda canı sıkılan Temel cep telefonuyla alt kattaki Dursun' u aramış.
-Ula Dursun aşağıda havalar nasıl?
Dursun:
-Bizim şoför şekerleme yapayi, otobüs de sağa sola yalpalayip durayi.
Temel de yukarıyı özetlemiş:
-O da bir şey mi hemşo, burada şoför bile yok. Otobüs çendi çendine cideyi..
KONUMUZLA NE ALAKASI VAR
-Ben fotoğraf çektirmek istiyorum. Lakin vesikalık olmayacak
Fotoğrafçı:
-Olur efendim. 24x32'ye ne dersiniz?
Temel:
-768 eder de, bunun konumuzla ne alakası vardır?
Nasa uzay araştırma merkezi, günlerden bir gün Mars'a gidebilecek bir mekik yapar. Bu mekiğe üç ayrı ülkeden üç astronot binecektir. Bunlar bir Fransız, bir Alman ve Türkiye'den de Temel'dir. Bunlara orada uzun süre kalacaklarını ve bu yüzden yanlarına en çok sevdikleri şeyi almalarını söylerler. Alman: "Ben içki içmeden yapamam bana içki verin der." Fransız: "Ben karım olmadan yapamam onuda götüreyim der." Temel: "Ben da sigarasuz edemam," der ve sigara ister. Aradan yıllar geçer artık mekiğin döneceği gün gelmiştir. Onlar için büyük bir tören düzenlenir. Önce Fransız iner mekikten yanında karısı ve iki küçük çocuğu vardır. Sonra Alman, gözleri kan çanağı gibi, sendeleyerek iner mekikten. En son Temel fırlar ve elinde bir sigara, bağırır: "Uyy hemşerum! Ateşi olan var mi??"
Say
Bizim küçük Temel, Okuldan bir türlü mezun olamıyor. En sonunda öğretmen:
-Oğlum seni imtihan edeceğim. Bilirsen seni mezun edeceğim.
Temel sevinir, sözlüye kalkar... Hoca:
-Söyle bakayım Temel, İngiltere'yle Fransa kaç kez savaştılar?
Küçük Temel:
-Alti defa savaştiler öğretmenum.
Hoca:
-Aferin sana Temel, tebrik ederum, der.
Küçük Temel, mezun oldum sevinciyle hocaya bakarken, hoca:
-Peki say bakalım, demez mi?
Küçük Temel:
-Bir... İki... Üç... Dört... Beş... Alti.
Ben Ne Yapıyorum?
Bizim Temel’le Dursun Almanya’da bir gün arabayla gezmeye çıkarlar... Tabii otobandan giderken alışmışlar burda suratli gitmeye. Dursun tahrik eder:
- Ula bas kaza nerdeyse at arabasi bize yetişecek.
Temel bu durur mu. Hız sınırını çoktan aşmıştır. Birden yoldan çıkıp yokuştan aşağı ağaçların arasına paldur küldür giderken Dursun atılır:
- Ula ne oldi eyi giderken birden sallanmaya başladuk.
Temel heyecanla:
- Ula Dursun, sorma önüme bi köpek çikti...
Dursun:
- Ula uşağum ezseydun oni da geçseydun...
Temel:
- Ula ben neye uğraşıyorum zannedeysun...
Sağır Kim?
Temel doktora gitmiş:
- Doktor bey, Bizum Fadime sağır herhalde, sorularima cevap vermeyi...
- Karınızın sağırlık derecesini ölçelim. Siz bir soru sorun, duymaz ise beş adım yaklaşıp soruyu tekrarlayın. Ne kadar mesafede duyuyor bilelim.
Temel, deneme yapmak için eve gittiğinde Fadime'yi yemek yaparken bulmuş:
- Karıcuğum bugün yemekte ne var?
Ses yok... Beş adım yaklaşıp bir daha sormuş. Çıt yok... Bir beş adım daha yaklaşıp yine sormuş:
- Kiz Fadime saa diyrum, yemekte ne var?
- Bak Temel, dördüncü kez söyliyrum, yemekte hamsili pilav var...
Başhekim Temel
Bizim Temel akıl hastanesinde başhekimdir.. Bir gün Bakan hastaneyi ziyaret eder. Camdan bahçeye bakarken delilerin yüksek bir yerden havuza atladığını görür ve Başhekim Temel’e:
-Bravo... Çok mükemmel. Hastaların sosyal faaliyetlerini düşünmüşsünüz... Bunun için sizi tebrik ediyorum der.
Temel’in koltukları kabarır:
-Sayin Pakanim siz esas o havuzi bi da su doldurduğumuz zaman görün ne sevineyi zavallılar.
Bakanın şaşırır. Temel durumu idare etmeye çalışır:
-Su koysak da farketmez, onlar yüzme bilmeyi ki...
Temel Trafikte
Trafik memurları karşıdan gelen Temel ve Fadime’yi çevirmiş. İkisinin kemerlerini de takılı görünce tebrik etmiş:
-Bugün yaptığımız kontrolde tek emniyet kemerini takan çift sizsiniz. Bu yüzden 500 milyon ödül veriyoruz. Bu parayla ne yapmayı düşünüyorsunuz beyefendi?...
-Ne yapacağım hemen gidip kendime ehliyet alacağım...
-Nee... Ehliyetiniz yok mu?...
Fadime olayı toparlamak için atılmış:
-Kusura bakmayın memur bey, Temel içince ne dediğini bilmez...
-Nee... Bir de içkili misiniz?...
Arka koltukta oturan yaşlı Dursun öne doğru eğilmiş:
-Ben demiş idum çalıntı arabayla yola çıkmayalım başımıza bir iş gelir diye...
Memur neye uğradığını şaşırmışken, bagajdan atlayan İdris koşarak gelmiş:
-Ne oldu?... Geçtik mi sınırı ?...
Sinyal
Temel arabasıyla kavşakta dönüp duruyormuş. Uzaktan durumu merak eden polis yanına gelip Temel' i durdurarak sormuş:
-Kardeşim yarım saatten beri kavşakta ne diye dönüp duruyorsun?
Temel utana sıkıla cevaplamış:
-Haçan sol sinyal takili kaldi da...
Plakasını aldım
Temel bir gün kahvede otururken, Dursun koşa koşa yanına gelmiş:
-Temel arabanı çaliyolar.
Temel hemen dışarıya fırlamış. Döndüğünde Dursun sormuş:
- Ne oldi? Yakalayabildun mi?
Temel:
-Yakalayamadum ama plakasini aldim.
Tasarruf
Temel'in oğlu kan ter içinde koşarak eve gelir.
-Uy buba tam yüz bin lira tasarruf ettum, otobüse binmeyip yanında koştum.
Temel biraz kızgın;
-Ula oğlum ha biraz daha akilli olsaydun da taksinin yanunda koşsaydın ya. Daha çok kazanirdun.
Pazar yeri
Temel kamyonuyla yokuş aşağı inerken kamyonun frenleri patlamış. Ya yoldaki küçük çocuğa çarpacak ya da durabilmek için ya sağ taraftaki kalabalık pazar yerine girecek. Temel çaresiz çocuğa çarpmayı tercih eder ve arabayı çocuğun üstüne sürer... Mahkemede hakim Temel 'e sorar:
-Nasıl oldu da bu kadar kişinin ölmesine sebep oldun?
-Aslında her şey çocuğun pazar yerine doğru kaçmasıyla başladı.
Ters yol
Temel İngiltere'ye gidince bir araba almış ve arabasıyla eve giderken radyo dinliyormuş. Radyo yayını bir haber için kesilmiş. Spiker:
-Tüm sürücüler dikkat! Ana yolda yanlış yönden giden bir araç dehşet saçıyor.
Temel direksiyonu sağa sola çevirmekten bitkin bir halde bağırmış:
-Ne biru, hepisu hepisu.
Geri Vites
Temel bir araba almış. Arabasıyla Trabzon'a gidip hava atmak istemiş. İstanbul'dan yola çıkmadan önce Trabzon'a telefon açmış ve "Ben yarın sabah yola çıkıyorum beni karşılayın" demiş. 6 saatte Trabzon'a varmış. Orada bir kaç gün takıldıktan sonra İstanbul'a dönmeye karar vermiş. İstanbul'a telefon açmış ve "Ben sabah yola çıkıyorum akşama doğru oradayım" demiş. İstanbul'dakiler beklemeye başlamışlar. Akşam olmuş Temel yok. Gece olmuş yok, Sabah olmuş yok, Derken ertesi akşam bitkin bir halde Temel görünmüş. Merakla sormuşlar:
- Giderken 6 saatte gittin de dönüşün niye böyle uzun sürdü?
- Hep şu Alaman gavuru yüzünden. Arabaya beş ileri, bir geri vites koymuşlar!.
Memleket Havası
Arabasıyla Almanya'ya giden Dursun, arkadaşı Temel'i lastiğinin havasını indirirken yakalar: -Ne yapaysun uşağum?
Temel oldukça duygusal bir modda cevap verir:
-Biraz memleket havasi koklayalum dedik da!

